Gül Emekçi >> Gül Emekçi![]() Beğen
YemyeÅŸil üzüm baÄŸlarının al kırmızı topraklara bu kadar yakıştığı bir yer daha var mıdır acaba? Hele daÄŸlarından seher vakti yayılan türlü çeÅŸit kokusunu içime çekerken memleket hasreti çekenler gelir aklıma, üzülürüm… Ait olma duygusu insanın iç dünyasındaki güçlü bir kavramdır. Kendine güven duymada bu duygu çok önemli rollere bürünür. Bir aileye, bir iÅŸ yerine, bir ÅŸehre, bir kültüre ait olmak; sizin oranın bir parçası olduÄŸunuzu; aynı zamanda o kavramların da sizin vazgeçilmez bir parçanız olduÄŸu anlamını taşır. İşte ben de yaÅŸamımın vazgeçilmez bir parçası olan UÅŸak’ta ülkemiz adına önemli geliÅŸmelerin yaÅŸandığı Eurovision Åžarkı yarışmalarına ilk kez katıldığımız ve Kıbrıs Barış harekatından bir yıl sonra merhaba demiÅŸim hayata… YaÅŸamındaki en kutsal deÄŸeri emek, hak ve emekçi olan, kendisi de ömrünü tüm bunlar için adayan sevgili babam bana Emekçi adını; hem evinde bizlere hem okullarda öğrencilerine, her türlü fedakarlığı gösteren köy enstitülü bir öğretmen kızı olan sevgili annem de Gül adını koyarak yaÅŸama dahil etmiÅŸler beni de… Bu ismi koyarken emekçilerin biraz asi, muhalif olduklarını düşünmüşler miydi bilmem, ama daha ilkokul yıllarımda bile nerde bir kavga varsa ben baÅŸrolde buldum kendimi. Ezilenlerin adına, insanlık adına kavgam oldu hep… Ama ne yapalım, hayat da bizleri her zaman muhalif olarak görmedi mi? Her ikisi de iyi birer eÄŸitim emekçisi olan annem ve babam (bunu ÅŸimdi daha iyi anlayabiliyorum) bize son derece kuvvetli bir insan sevgisi aşılamışlar ki; ailecek bu uÄŸurda çok üzüntü çekmiÅŸ, çok canımız yanmıştır her zaman. Çok sevdiÄŸim bir ÅŸiir şöyle baÅŸlar ve bu noktada beni anlatır hani: “Hayat bize mutlu olma ÅŸansı vermedi sevgili Biz kendimizden baÅŸka herkesin üzüntüsünü üzüntümüz sevincini sevincimiz yaptık çünkü. Dünyanın öbür ucunda hiç tanımadığımız bir insanın bile gözyaÅŸları içimizi parçaladı…” Hayatımdaki en büyük servetimin bu olduÄŸunu ve o sebeple de çok ÅŸanslı olduÄŸumu düşünüyorum. Müzik konusuna gelince; çocukluÄŸumdan beri müziÄŸin içindeyim. Teke (ÇocukluÄŸumun geçtiÄŸi ana toprağım Burdur) ve Ege bölgesi müzikal kültüründen geldim. Ege Un. Devlet Konservatuvarını bitirdim. Aynı zamanda konservatuvar öğrencisiyken büyük bir heyecanla girdiÄŸim TRT Izmir Radyosu’nda 5 yıl kadar sözleÅŸmeli solist olarak görev yaptım. Bu görevi kadro garantisi olmaması sebebiyle devam ettiremedim. Daha sonra İzmir’in köylerinden birine müzik öğretmeni olarak atandım, orada çok güzel günlerim geçti ve çok iyi dostluklar yaÅŸadım. Müzikal anlamda kendi yolumda tek başıma yürümeye karar verdikten sonra bu kurtlar sofrasında nasıl olduysa ÅŸimdilik “Saklı Türküler” ve “Münüse” isimli iki albüm yapabildim. Bunun yanında senfonik tarzda çok isteyip ancak tamamlayamadığım yayınlanmamış çalışmalarım var. Prensiplerime uygun yerlerde birçok konser verdim ve vermeye devam ediyorum. Prensip olarak saygı ve onurun olduÄŸu heryerde varım, olmadığı hiçbiryerde yokum… Biraz kısa oldu ama çok da önemli deÄŸil. Zaten oldum olası “kendinizi tanıtır mısınız?” sorusunu pek sevmemiÅŸ ve hiç de iyi cevap verememiÅŸimdir… Gül EMEKÇİ
Gül Emekçi,Sanatçı | Etiketler:Biyografi, Gül Emekçi, THM sanatçısı | ![]() |